Kulak Muayenesi

Kulak Muayenesi

kulak-muayenesi

Hem işitme hem de denge organı olan kulağın hastalıkları evcil hayvanlarda, özelliklede kedi ve köpeklerde, önemli bir yer tutar. At, sığır, koyun ve keçi gibi diğer evcil hayvanlarda ise kulak hastalıklarına oldukca az rastlanmasından dolayı bu türlerde fazla bir klinik önemi yoktur.

Veteriner hekimlikte kedi ve köpeklerin rutin genel muayeneleri sırasında kulak muayenesinin de mutlaka yapılması gerekir. Kulak; kulak kepçesi (auricula), dış kulak yolu (meatus acusticus externus), kulak zarı (membranea tympanie, myringo), orta kulak (tympanic cavity), iç kulak ve orta kulak ile farenks ilişkisini sağlayan tube pharyngotympanica (audıtory tube, eustachian tube)’ dan oluşur.

Kulak kepçesi, köpek ırklarına göre büyüklüğü, dikliği, eğikliği, uzunluğu ve kıl örtüsü bakımından farklılık gösterir. Kulak kepçesi ve dış kulak yolu kıl örtüsü, hayvanın bedenindeki kıl örtüsü ile paralellik gösterir. Bedeni uzun ve bol kıllı köpeklerin kulak kepçesi ve dış kulak yoluda bol kıllı, bedeni kısa kıllı olan köpeklerin kulak kepçesi ve dış kulak yoluda kısa kıllıdır. Uzun ve yatık kulaklı, dış kulak yolu uzun kıllı köpek ırkları, diğer köpek ırklarına göre kulak hastalıklarına karşı daha fazla predispozedirler.

Kulak muayenesi çok dikkatli ve doğru bir anamnezi, kulak kepçesinin ve kulak yolundan gelen akıntılar ile hastadaki davranış değişikliklerinin dikkatli bir şekilde inspeksiyonunu, iyi temizlenmiş ve çok iyi aydınlatılmış dış kulak yolunun membrana tympaniye kadar endirekt inspeksiyonu (otoskopik, vidio otoskopik muayeneler)nu, kulak yolundan gelen akıntıların parazitolojik, mikrobiyolojik ve sitolojik laboratuvar muayeneleri  ile değişik pozisyonlarda alınan radyografik muayenelerini içerir.

Dış kulak yolundan fazla miktarda ve kokulu bir akıntının gelmesi, hayvanın sık sık kulağını kaşımak istemesi, başını ve kulağını ara sıra sallaması, hasta kulak tarafındaki arka ayağı ile kulağını kaşıması, kulağına dokundurmak istememesi, başını hasta kulak tarafına doğru eğmesi, bazen başını eğdiği  tarafa doğru dönme hareketleri yapması ya da hayvanın işitmemesi gibi anamnez bilgileri hayvanda bir kulak hastalığı olduğunu gösteren bulgular olarak yorumlanmalıdır. Hasta sahibi tarafından bildirilen bu şikayetlerin bazıları, muayene yapan klinisyen tarafından da gözlenebilir.

Kulak Kepçesinin Muayenesi

Kulak kepçeleri pozisyonları, dermatalojik problemlerı, yaraları, apse, ülser, yırtık, hematom, tümör, yanık ve donma yönünden dikkatli bir şekilde muayene edilmelidir. Bazı uzun kulaklı ve uzun tüylü köpeklerin kulak kepçeleri üzerinde derinin muayenesini engelleyen keçeleşmiş, sertleşmiş tüylerin dikkatli bir şekilde uzaklaştırılması yapıldıktan sonra dermetolojik muayeneleri yapılmalıdır. Ayrıca kulak kepçesinde, özelliklede dik kulaklı köpek ırklarıda, normal dikliğin dışında kulak kepçesinin laterale ya da mediale doğru düşmesi (deviasyonu) görülebilir ki bu, gelişim döneminde kulak kıkırdağı ile kulak kasları arasındaki uyumsuzluğa bağlı kulak kıkırdağının kırılması ya da eğilmesine yorumlanır.

Kulak kepçesi üzerinde düzensiz, fokal ya da yaygın, ağrılı, akut vakalarda yumuşak ve fluktuan, kronik vakalarda ise sert ve gergin, içeriğini kan ya da kan pıhtısının oluşturduğu şişkinlikler othematom ya da “aural hematom” olarak değerlendirilir.

Dış Kulak Kanalının Muayenesi

Kulak kepçesi kaidesinden membrana tympaniye kadar olan dış kulak yolu derisi bedeni örten derinin devamıdır. Deride görülebilen tüm deri hastalıkları dış kulak yolu derisinde de meydana gelir. Dış kulak yolu, orta ve iç kulak hastalıklarına genel bir ifade ile otitis adı verilir. Dış kulak yolu hastalığı (otitis externa)orta kulak hastalığı (otitis media) ve iç kulak hastalığı (otitis interna, labyrinthitis)’dan daha fazla oluşur.

Kulak kanallarının temizliği sırasında kanaldan akıntı gelip gelmediği, akıntının kokulu olup olmadığı belirlenmelidir. Kulak kanalının dıştan palpasyonu sırasında anormal seslere neden olan sıvı ya da eksudat varlığı belirlenmeye çalışılmalıdır.

        Dış kulak yolunun direkt palpasyonu ve inspeksiyonu mümkün değildir. En ideal muayenesi endirekt inspeksiyondur. Dış kulak kanalının endirekt inspeksiyonunda otoskop ya da video otoskop gibi aletler kullanılır.

Dış kulak yolu muayenesi yapılacak köpek ya da kedi ayakta tutulabildiği gibi hasta kulak üstte kalacak şekilde yan yatırılır. Gerekli görülürse sedasyon ya da anestezi uygulanır. Kulak yolu girişindeki kıllar kesilir. Kılların ya da tüylerin kulak yoluna kaçmaması için özen gösterilir. Eldiven giyilmiş elin işaret parmağına alınan bir pamuk parçası ile kulak kepçesi kıvrımlarındaki kirler ve akıntılar uzaklaştırılır. Kulak yolu endirekt olarak görülmeden kulak yoluna herhangi bir pens ya da forseps uygulanmamalıdır. Çünkü kulak yolunda olması muhtemel yabancı cisimler ya da iri kulak kirleri kulak kanalı dibine kadar itilebilir ve çıkartılmaları güçlük çıkartabilir. Öncelikli olarak otoskopun uygun spekülümü kulak yoluna uygulanır ve kulak yolu aydınlatılır. Normalde bu aydınlatma ile kulak yolunun tamamı gözlenemez. Kulak yolunun membrana tympani’ye kadar tam görülebimesi için kulak kepçesi muayeneyi yapan hekim tarafından yukarıya doğru çekilir. Bu çekme ile dış kulak yolunun vertikal ve horizontal kısımları kulak zarı görülecek şekilde düzleşmiş olur ki kulak yolunun tamamı ve membrana tympani muayene edilebilir.

        Kulak kanalı, kapalı ve havalanması (ventilasyonu) az olan bir bölge olmasından dolayı bakteri, mantar ve parazit gibi etkenlerin üremesi ve çoğalması için iyi bir vasat oluşturur. Bu nedenle temizliği ve ventilasyonunun sağlanması önemlidir.

Kulak yolunun aydınlatılması ile yangısel olaylar daha kolay gözlenir. Kulak yolundaki yabancı cisimler, derideki renk değişiklikleri, ödematöz şişkinlikler, yangısel ürünler, vejetatif üremeler, kulak yolundaki daralmalar ile membrana tympani’nin renk değişiklikleri, parlaklığı, iç ya da dış bükeylilik durumu ve perforasyonunun (delinme) olup olmadığı gözlenebilir. Kulak yolundaki yabancı cisimlerin büyük bir miktarını bitki başakcıkları (Hordeum bulbosum, H. Spinosum) oluşturu. Bu ot başakcıkları hayvanın başını ve kulaklarını kaşıması ve sallaması ile içeriye doğru ilerleme özelliğine sahiptirler.  Dolayısı ile membrana tympani’nin perforasyonuna, aynı zamanda orta ve iç kulak yangılarınada neden olabilirler.

        Kulak yolu derisindeki  dermatitisle ilgili yangısel durumlarda, hastanın tam bir dermatolojik, endokrinolojik ve parazitolojik muayenelerinin yapılması gerekir. Kulak yolundaki akıntıdan, kazıntıdan ya da üremelerden mikrobiyolojik, parazitolojik, sitolojik ve histopatolojik muayeneler için örnekler alınmalıdır. Örneklerin laboratuvar sonuçlarına göre hastalığın etiyolojisi tam olarak belirlenir ve uygulanacak tedavi seçeneği de belirlenebilir.

Kulak Zarının Muayenesi

        Kulak yolu normal ve temiz ise otoskop ile muayenede kulak zarı görülebilir. Kulak zarı normalde şeffaf ve hafif iç bükey olarak görülür. Kulak zarındaki bulutlu ya da opasite görünümleri orta kulaktaki patolojik değişikliklere yorumlanır. Kulak zarı normalde inci rengi ya da mavimtrakt açık parlak rankte görülür. Mavimsi yarı şeffaf renk intratimpanik kanamaya yorumlanır. Kırmızı renk akut orta kulak yangısına,  kırmızı ile çevrili diffuz opakt beyazlık ise orta kulakta irin birikmesine yorumlanır. Parlak kehribar renk ise orta kulakta seröz transudat varlığına yorumlanır. Kulak zarının kulak yoluna doğru hafif çıkıntılı görünümü kulak zarının arkasında; timpanik kavitede, serum, irin veya kan varlığına yorumlanır. Kulak zarındaki belirgin iç bükeylik timpanik kavitenin parsiyal doluluğuna ya da östaki kanalının tıkanıklığına yorumlanır. Kulak yolu hastalığı bulunan hayvanlarda orta kulak, nasofarengeal kanal ve retrofarengeal lenf nodülleride muayene edilmelidir. Orta kulak hastalıkları daha çok üst solunum yolu ve farenks hastalıklarına bağlı olarak oluşur. Ayrıca orta kulak boşluğu (tympanic cavity)’nu çevreleyen kemik yapı (bullo ossea) ve iç kulak kemiklerinden olan os petrosa’nın kırıklarına bağlı olarak da gelişir.

Orta ve İç Kulak Muayenesi

Hayvanda işitme kaybı ve denge bozukluğu ile birlikte göz kapakları, kulaklar ve dudaklarında motor kontrol azalmış ya da kaybolmuşsa (n. facialis’in felci), palpebral ve tehtit refleksler azalmış ya da kaybolmuşsa,  ayrıca Horner’s sendromu (ptosis, miosis, enophthalmus ve protrusion) gözlenir ise hasta, otitis media yönünden muayene edilmelidir. Şiddetli seyreden otitis media vakalarında orta kulak yakınından geçen n. facialis ve n. sympathetic bundan endirekt olarak etkilenir.

Sağırlık, bir hastalık olmayıp kulak hastalıklarının en önemli klinik bulgusudur. Hastanın işitmemesi sağırlığı gösterir. Konjenital veya edinsel olabilir. Sağırlığı bulunan hayvanlar travmatik kulak hastalıkları, membrana tympaninin perforasyonu, dış kulak yolunun stenozları ya da obstruksiyonları yönünden muayene edilmesi gerekir.

Hastada tam bir sağırlık, başın bir tarafa doğru eğik tutulması, başını eğdiği tarafa doğru dairesel dönme hareketleri göstermesi, ataksi, sık sık düşmesi, boynunun eğik olması (tortikollis) ve nistagmus gözlenmesi otitis interna (labyrintitis) ya da vestibular paralysis (n.vestibulocohlearis’in paralysisi)’e yorumlanır.  

Hayvan yemek yerken, özellikle de kemik gibi sert gıdalar yerken, çiğneme sırasında şidettli ağrı semptomu gösterir ise, hayvanda kronik otitis media yönünden radyografik muayenelerin de yapılması gerekir.

At, merkep ve katır gibi tek tırnaklı hayvanlarda köpüklü burun akıntısı, yenilen yemlerin bir kısmının akıntı ile birlikte burundan gelmesi, solunum güçlüğü, başın ve boynun ileri doğru uzatılması (opistotonus) gibi klinik bulgularda orta kulak ile farenks  arasındaki östaki kanalı üzerinde bulunan ve hava keseleri olarakta isimlendirilen saccus aeurophorus’ların muayene edilmelerini gerektirir.

Kronik kulak hastalıklarında orta ve iç kulağın radyolojik değerlendirilmesi yapılmalıdır. Bunun için başın dorsoventral, ventrodorsal ya da ağız açık pozisyonda radyografileri çekilmelidir. Bulla timpanika içinde artan yumuşak doku ya da sıvıların dansite değişiklikleri değerlendirilebilir. Normalde bulla timpanika hava ile dolu ve siyah görünümdedir. Bulla timpanikanın yumuşak doku opasifikasyonu göstermesi otitis media’nın varlığına yorumlanır.  Ventrodorsal radyografilerde kulak kanal(lar)ındaki daralma(lar) ve kemikleşmeler belirlenebilir. Radyografide bulla timpanikadaki lizis, sklerozis, kalınlaşma ve periosteal yeni kemik üremeleri gibi kemiksel değişiklikler kronik otitis media’ya yorumlanır. Kulak kanal(lar)ının daralması ya da kemikleşmesi kronik otitis eksternaya yorumlanır.