Dinleyerek Muayene Oskultasyon (Auscultation)

Dinleyerek Muayene Oskultasyon (Auscultation)

Karın boşluğunun röntgen ile muayenesi

Doku ve organların fizyolojik fonksiyonları sırasında ve hastalık durumlarında, çıkardıkları seslerin periyodik süre ve şekilde dinlenmesi ile yapılan fiziksel muayene yöntemine oskultasyon denir.

Oskultasyon kulakla (vasıtasız) veya bir alet yardımıyla (vasıtalı) yapılır. Kulakla yapılana direkt oskultasyon, alet yardımıyla (fonendeskop, steteskop) yapılana da endirekt oskultasyon denir.  Direkt oskultasyon, kulağın ya doğrudan doğruya ya da bir peçete kağıdı veya temiz bir bez üzerinden muayene edilecek bölgenin üzerine temas ettirilmesiyle yapılır. Direkt oskultasyon sırasında hayvan sakin durmayabilir. Bölgedeki kıl ve tüylerin sesleri daha fazla duyulabilir. Oskulte edilen bölge ıslak ve kirli olabilir. Ayrıca direkt duyulan sesler, hayvanın çıkardığı sesler ve çevrede oluşan seslerle karıştırılabilir.

Veteriner hekim oskultasyonla muayeneye başlarken ve yaparken şunlara dikkat etmelidir.

· Çevreden gelen seslerle, oskultasyonda duyduğu sesleri karıştırmamak için hayvanın gürültüsüz, sakin ve kapalı bir ortama alınmasını sağlamalı,

· Hayvan zaptı-rapt altına alınmalı,

· Hayvanın mümkünse ayakta durması sağlanmalı,

·  Hayvanın oskultasyondan önce; inspeksiyon, palpasyon ve perküsyon

   gibi rutin klinik muayenelerini yapılmalı,

· Oskulte edilecek bölgede uzun tüy veya kıllar varsa, bunların çıkardığı sürtünme sesleri yanılgıya yol açabilir. Bunun için oskultasyon alanındaki kıl ve tüylerin hafifce ıslatılmasını ya da temiz ıslak bir bezle silinmesini sağlamalı,

· Hayvan uzun bir seyahat, iş ya da ekzersizden sonra kliniğe getirilmiş ise bir müddet bekletildikten sonra auskulte etmeli, aksi halde, askültasyonda duyulan seslerin sayısında azalma veya artma şeklinde yanlış yorumlamalar yapılabilir,

· Oskultasyonda alınan seslerin sağlıklı şekilde değerlendirilemediği  

   durumlarda, aynı bölge yeniden oskulte edilmeli,

· Simetrisi olan organlar bilateral olarak oskulte edilmeli,

· Büyük hayvanların oskultasyonunda kullanılan steteskopun tamburu en az 2,5 cm çapında olmalı, küçük hayvanlarda ise beşeri steteskoplar tercih edilmeli,

· Steteskopun tamburu, oskulte edilecek bölge üzerine iyice temas    

   ettirilmeli,

· Oskulte edilen bölge en az 15-20 saniye dinlenmeli, sonra steteskopun  

   tamburunun yeri değiştirilerek dinlemeye devam edilmeli,

· Organ ve dokulara göre değişen oskultasyon sahaları, belirli bir düzen

   içerisinde ve tamamen auskulte edilmelidir.

Hastalıklı doku ve organların oskultasyonundan alınan seslerin, normal seslerden farklı olduğunun belirlenmesi, klinisyenler açısından oldukça önemlidir. Bu nedenle oskultasyonda duyulan sesler; tüy ya da kıl sürtünmesi, diş gıcırdatması, yutma, ruminasyon ve ön mide kontraksiyonları ile çevredeki seslerle karıştırılmamalıdır.

Ruminantlarda rumenin oskultasyonu, önce sol açlık çukurluğundan daha sonrada aynı taraftaki 11 ve 12. interkostal aralıktan yapılır. Oskultasyonda; sağlıklı hayvanların rumen sesleri giderek artan, sonra azalarak uzaklaşan hışırtı, gök gürültüsü şeklinde duyulur. Rumen seslerinin normal sayısı 5 dakikada 7-12’dir. Genellikle rumen sesleri 5 dakika süreyle askulte edilir. Primer timpani (köpüklü timpani, primer meteorismus) ve Hofflund sendromunda rumen hareketleri arterken travmatik retikulo perikarditis ve kronik rumen indigesyonlarında azalır.

 Abomasum anatomik olarak karın boşluğunun ventralinde ve hafif sağ tarafta yer alır. Sağlıklı hayvanlarda abomasumun Oskultasyonunda belirgin bir ses alınamaz. Abomasumun sağa veya sola dilatasyonu ile birlikte deplasmanlarında perküsyonu takiben yapılan oskultasyonda, yarısına kadar sıvı dolu bir testinin içerisine su damlatılması ile oluşan seslere benzeyen ve ping sesi adı verilen seslerin alınması oldukça önemlidir.

Karın veya göbek fıtıklarında; fıtıklaşan organı gaz ve sıvı içerikle dolu bağırsaklar oluşturuyorsa, fıtık şişkinliğinin oskultasyonunda su şırıltısını andıran bağırsak sesleri duyulur..

Yoğun kas tabakası ve derin dokular içerisinde oluşmuş kırık olgularında kırık kemik uçlarının birbirlerine sütünmesi ile oluşan krepitasyon sesi oskultasyonla algılanabilir. Yine kalça çıkıklarında ekstremiteye yaptırılan hareketler sırasında, articulatio coxae bölgesinin oskultasyonunda, caput femorisin serbest hareketine bağlı olarak oluşan tıkırtı sesleri işitilir.

Atlarda topallıkların muayenesinde; hayvanın yürüyüşü sırasında hasta ayağıyla yere basması ile oluşan hafif ve sağır ses, sağlıklı ayakları ile yere basması sırasında tok ve net bir sese dönüşür ve bu ses değişimi direkt oskultasyonla anlaşılabilir.